Ayşe Arman Ve Hıncal Uluç bir araya geldi ilginç bir röportaj ve fotoğraflar ortaya çıktı.
Bir önceki görüşmemizde bu kadar canlı değildi. Ameliyattan yeni çıkmıştı. Bazı problemleri vardı, yaşlanmış duruyordu.
Şimdi Benjamin Button gibi yaşlarını geri sarmış.
Ne yaptıysa yapmış, gençleşmiş, dirileşmiş, canlanmış.
Beni bir kere daha şaşırtı.
Fotoğraf çekimi için özel pozlar istedim.
Reddetmedi.
Seks konusunda konuşacağız dedim, olur dedi.
Üstelik çekimlerde rolünü benden çok daha iyi oynuyordu.
Bir kere daha farkını gösterdi.
Kompleks yapmadı, kapris yapmadı, zorluk çıkarmadı.
Eğlendi.
Bana dondurma ikram etti, Movenpick’in dondurmaları şahane bu arada.
Ercan da güzel kahveler yaptı.
Röportaj esnasında, gözünün bir ucuyla atletizm yarışmalarını izliyordu.
Çok samimi bir röportaj oldu.
Çünkü erkekler aslında arkadaşlarına performansları üzerine böbürlenmeyi seviyorlar ama ciddi ciddi cinsellik üzerine konuşmaktan hoşlanmıyorlar.
İkimiz de aşksız seksin beş para etmeyeceğini söylüyoruz.
Ama Hıncal Uluç, seks olmadan da aşkın olabileceğine inanıyor.
Bu da bana imkansız geliyor.
Röportajımız bu konudadır.
İftardan sonra okumanızı tavsiye etti.
İlk cinsel deneyiminiz…
- Bu özel konuları hayatta hiç kimseye konuşmadım. Prensip olarak da konuşmam. Ama Ayşe Arman’ın bir ayrıcalığı var. Bunları konuşuyor olmak, bana çok düşman kazandıracak, bir sürü insana da kapı açacak ama tüm bunları senin için göze alıyorum.
Vayyyy. Yaşasın! Şahanesiniz…
- Bizim zamanımızda cinsel ilişki konusunda çeşitli efsaneler vardı. Birinci efsane, Fahriye Ablalar. Mahallenin genç erkeklerini mutlu ederlermiş. Hangi mahalle, hangi ablalar bilmiyoruz ama başımıza gelmesi için dua ediyoruz. Ne var ki biz, hiç o kadar şanslı olamadık. İkincisi efsane, lüks randevuevleri. Öyle adresini filan herkes bilmiyor, çok özel evler. En meşhuru da “Lüks Nermin.” Girebilmek için çok para gerekiyor, bizde nerdeee? Sadece hayran hayran anlatılan hikayeleri dinliyoruz ve derin derin iç çekiyoruz. Bir başka opsiyon vardı ki, duyunca hiç hoşuna gitmeyecek ama Türkiye’de yaygındı, hele bizim gençliğimizde daha da yaygındı…
Ne o?
- Sıpalar!
Yazının ardını oxu »